samsun süt

1978 yılında Samsun Buğday Pazarı’nda 40 metrekarelik bir dükkanda peynir satarak ticarete başlayan Ahmet Takış , böylece TAKIŞOĞLU’ nun temellerini atmış oldu. Bugün Kastamonu, Samsun ve Manisa’da bulunan ve toplam 15.000 metrekarelik kapalı alana sahip fabrikalarda günde 250 ton süt işlenmektedir. Tesislerimizde 1986 yılında Kastamonu’da kurulan ilk fabrikayla beyaz peynir üretimine başlanmış ve daha sonra muhtelif ambalajlarda kaşar peyniri üretilerek ürün yelpazesi genişletilmiş ve markalaşmaya gidilmiştir.

1999 yılında Samsun Çarşamba’da kurulan ikinci fabrikayla, beyaz peynir ve kaşar peynirinden sonra kaybolmaya yüz tutmuş yöresel peynirlerin (kolot peyniri, dil peyniri, çeçil peyniri, telli peynir,lor peyniri,ayran ve yoğurt) üretimine başlanmıştır. 2004 yılında Manisa Kula’da üçüncü fabrika kurularak sektörün ihtiyaç duyduğu dilimli kaşar peyniri üretimine başlanmış ve tüketicilere büyük kolaylık sağlayacak farklı gramajlardaki ürünler pazara sunulmuştur. Fabrikalarımızda, günlük ortalama 20 ton taze kaşar peyniri üretimi yapılabilmektedir. Takışoğlu geniş imalat tesisleri, zengin ürün çeşidi ve üretim kapasitesi ile kaşar peyniri üretiminde ülkemizin önde gelen firmaları arasındadır. Tesislerimizde üretilen ürünlerin satışı, Türkiye genelinde bölge müdürlüklerimiz, bayiler, toptancılar kanalıyla gerçekleştirilmektedir. Takışoğlu, özel donanıma sahip araçlarıyla ürettiği bu benzersiz tatları, her gün geniş bir dağıtım noktalarına düzenli olarak ulaştırmaktadır. Kuruluşundan günümüze, makine parkını sürekli olarak geliştirilen firmamız, imalat faaliyetlerinin hiçbir aşamasında teknolojiden taviz vermemiştir. Bu nedenle teknolojiye yapılan yatırımlarımızın bütçesel payı, her geçen yıl artmaktadır. Bünyesinde yaklaşık 150 işçiyi istihdam eden firmamız, bu yönüyle de başta ilimiz olmak üzere, ülke ekonomisine de katkı sağlamaktadır.

Takışoğlu , yatırım hamlesinin son halkası olarak Samsun Tekkeköy Sagimat ta büyük ve entegre bir tesisin yatırımını tamamlamıştır. Bu tesis, günlük yaklaşık olarak 350 ton süt işleme kapasitesine sahip olup bu yönüyle sektörün en büyük ve modern tesisidir.

7500 metrekaresi kapalı alan olmak üzere 10,774 metrekareye kurulu olan yeni yatırımımız, hem bölge ekonomisine küçümsenmeyecek bir katkı sağlayacak ve hem de sütün daha etkin işlenmesi ve kaliteli bir şekilde tüketiciye ulaşmasını kolaylaştırılacaktır.

Sofranıza daima en kaliteli ve taze ürünler sunmayı amaç edinen TAKIŞOĞLU, üretimin hiçbir safhasında kaliteden taviz vermemektedir. TAKIŞOĞLU bu hassasiyetini ISO:22000:2005, ISO:9001:2000 kalite belgeleriyle pekiştirmiştir. Her zaman en iyi ürünler vermeyi hedefleyen Takış Gıda , üretimin her aşamasında kalite ve natürel ürünler üretmenin onurunu siz değerli müşterileriyle paylaşmaktadır.

TAKIŞOĞLU kurulduğu ilk günden beri sürekli büyümeyi ve yeni yatırımlar yapmayı kendine ilke edinmiş ve sektörde haklı yerini almıştır. Takışoğlu markamızın bundan sonraki üretim serüveninde de sağlık, kalite, teknoloji ve zamanında teslim vazgeçilmez ilkelerimiz olacaktır.

TAKIŞOĞLU ile lezzet ve sağlık dolu günlere….

 

 

ULUSAL SÜT KONSEYİ OKUL SÜTÜ PROJESİ Bütün toplumlarda sağlık ve beslenme bakımından en duyarlı grubu çocuklar oluşturmaktadır. Çünkü çocuklar, hem korunmaya muhtaç bireyler hem de bir toplumun geleceğini oluşturan en güçlü potansiyeli ifade etmektedirler.
Türkiye’nin sağlıklı süt üretimi ve tüketiminde dünyada örnek alınanın bir ülke olması.
Ulusal Süt Konseyi, sektörün gelişimi için bilimsel yollarla politika üretir, uygulanmasına öncülük eder ve piyasa düzenlenmesinde görev üstlenir.
Eğitim sunumları
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ulusal Süt Konseyi, Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği,Arcadia International İşbirliği ile yürütülen “Türkiye Süt ve Süt Ürünleri Sektörünün AB Pazarına Girişinin Desteklenmesi Projesi”
Eğitim Sunumlarını İndir ;
Cihangir Gültekin Gümüştepe-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Hayvan Hastalıkları ile Mücadele Şube Müdürü
Yasemin ATAYETER-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ziraat Mühendisi
Yasemin ATAYETER-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ziraat Mühendisi
Yasemin ATAYETER-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ziraat Mühendisi
Arcadia International, Dr. Rodolphe de Borchgrave
06/04/2016|Projeler, Türkiye Süt ve Süt Ürünleri Sektörünün AB Pazarına Girişinin Desteklenmesi Projesi

Prof.Dr. Muhittin ÖZDER
Hayvansal gıdalar vazgeçilmezdir
Toplam Protein
Tüketimi
(gr/gün)
Hayvansal
Protein
Tüketimi
(gr/gün)
ABD 114 73
AB(15) 109 65
Türkiye 96 26
Hayvansal Protein Tüketimimiz Düşüktür
•%51’si sütten
•%35’i etten,
•%14’ü yumurtadan
Kişi başına
26 gram
hayvansal
protein
EN UCUZ
EN BOL
PROTEİN
KAYNAĞI SÜT
2006-2011 Dönemi Süt Üretim Artışları
Kuzey Amerika: + 6 Mil. Ton
Orta Amerika: + 0.8 Mil. Ton
Güney Amerika + 9 Mil. Ton
Avrupa: + 1.1 Mil. Ton
Afrika: + 6 Mil. Ton
Asya: + 40 Mil. Ton
Okyanusya: + 2.5 Mil. Ton
Dünyada Toplam Büyüme:
CNIEL / FAO Food Outlook + 66 Milyon Ton
Toplam Süt Üretiminde Okul Sütünün Payı
Amerika: % 7
Kanada % 3
Finlandiya % 5
Norveç % 4
İsveç %4
Danimarka % 3
Lesoto % 5
Tayland
% 25
CNIEL / FAO Food Outlook
Japan % 9
Dünyada Okul Sütü Programları
85 ülkede uygulandı
36 ülkede uygulanıyor
TARİHÇE
İNGİLTERE 1934
AMERİKA, 1940
DÜNYADA OKUL SÜTÜ UYGULAMA
ŞEKİLLERİ
ÜCRETSİZ
• SINIRLI SAYIDA OKUL
• Arjantin, Moldova
Güney Afrika
• TÜM OKULLARA
• Finlandiya, Portekiz,
İsveç ve Tayland
İNDİRİMLİ
• AB ülkelerinde %20
Destek
• Yeni Zellanda ve
Zambiya
PROMOSYON VE
YASAL
DÜZENLEME
• Çin, Lesoto, Malawi,
Filipinler, Sudi
Arabistan ve Slovakya
OKUL SÜTÜ OLARAK SÜT TOZU
KULLANAN ÜLKELER
Endonezya,
Lesoto,
Filipinler,
Sudi Arabistan ve
Swaziland
OKUL SÜTÜ PROGRAMI HALEN
UYGULANAN ÜLKELER
DANİMARKA
İSVEÇ
AMERİKA
İNGİLTERE
KENYA
ALMANYA
KANADA HİNDİSTAN
ÇİN
TAYLAND
ZAMBİYA MISIR
ÇEK CUMHURİYETİ FİLİPİNLER
MOLDOVA
PORTEKİZ
SLOVAKYA
FRANSA
YENİ ZELLANDA
NABİBYA
ARJANTİN
NORVEÇ
İSRAİL
LESOTO
MALAWİ
SWAZİLAND
JAPONYA
SUDİ ARABİSTAN AVUSTRALYA
ESTONYA GÜNEY AFRİKA
İRLANDA AVUSTURYA
HOLLANDA
FİNLANDİYA
İZLANDA
OKUL SÜTÜ PROGRAMI UYGULANMIŞ
ÜLKELER
ENDONEZYA İRAN
HAİTİ
VİYETNAM
KAMERUN
PAKİSTAN FİLİSTİN
BOSNA HERSEK
YEMEN LÜBNAN
RUSYA
BANGLADEŞ GUATEMALA
KAZAKİSTAN
UKRAYNA
HONDURAS TANZANYA
BANGLADEŞ VİETNAM
ARNAVUTLUK ROMANYA
HAİTİ HOLLANDA
NİJERYA

TÜRKİYE’DE OKUL SÜTÜ UYGULAMALARI
1960’lı yıllar süt tozu dağıtımı
2000-2003 SYDF, 4 ilde
2009-2010 USK, 4 ilde sınırlı okulda
2005-2012 İBB, 246 okulda
İzmir B.B. ve Tire Süt Koop. işbirliği ile
4 yıldan bu yana pastörize süt dağıtılıyor
AMAÇ
Sağlıklı beslenme
Sağlıklı büyüme ve gelişme
Süt içme alışkanlığı
Süt arzı fazlalığını değerlendirme
Üretimde istikrarı sağlama
AYLARA GÖRE SÜT ARZI
Bakanlar Kurulu’nun “Okul Sütü Programı Uygulama
Esasları Hakkında Karar”ı,
25 Mart 2012, Resmi Gazete
UYGULAMA
Ana sınıfından 5’inci sınıfa kadar
Resmi eğitim kurumlarında okuyan
7 milyon 63 bin 768 öğrenciye,
Haftada 5 gün
200 mililitre
Uzun ömürlü kutu süt
.”
İLGİLİ BAKANLIKLAR
Milli Eğitim Bakanlığı
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Sağlık Bakanlığı
İllerde
Okul Sütü
Komisyonu
vali yardımcısı
başkanlığında
il gıda tarım ve
hayvancılık
müdürlüğü,
il milli eğitim
müdürlüğü,
Defterdarlık
il sağlık
müdürlüğü
temsilcileri
UHT tekniğine göre,
Bakanlıkça izin verilmiş ruhsatlı
işletmelerde,
Türk Gıda Kodeksi’nin öngördüğü
kurallara göre üretilmektedir.
Dağıtılan her parti sütten; üretim yerinde, okul sütü
komisyonunda ve okullarda 3’er adet numune alınmaktadır.
2012 OKUL SÜTÜ ÖZET BİLGİ
Okul Sayısı 32.524
Öğrenci sayısı(kişi) 7.185.021
Dağıtım Gün Miktarı (gün/hafta) 5
Öğrenci Başına Dağıtılacak Günlük
Süt Miktarı (ml)
200
Toplam süt miktarı (ton/ay) 35.925
7.200.000 el broşürü
dağıtılmıştır.
Eğiticilere 70 bin eğitim
CD’si dağıtılmıştır.
Laktoz intoleransı ve
süt alerjisine karşı
veliler, öğretmenler ve
öğrenciler uyarılmıştır.
Veli onayı istenmiştir.
AMERİKA’DA SÜT İÇME KAMPANYASI
İLGİNİZE TEŞEKKÜRLER

ÇİĞ SÜT FİYATI HAZİRAN’ı BEKLEMEDEN YENİDEN BELİRLENMELİ… | Ali Ekber YILDIRIM
ÇİĞ SÜT FİYATI HAZİRAN’ı BEKLEMEDEN YENİDEN BELİRLENMELİ…
Türkiye’de çiğ süt fiyatının belirlenmesi hep sorun oluyor. Bunun bir çok nedeni sıralanabilir.Bu nedenlerin başında üretim maliyetinin dikkate alınmamasıdır. Ama bundan daha önemli ve daha çarpıcı olanı çiğ sütü üretenlerin değil, onların yerine başkalarının fiyatı belirlemesidir.
Bir kaç yıldan bu yana çiğ sütün fiyatı Ulusal Süt Konseyi’nde belirleniyor. Denilebilir ki, konseyde üreticinin de,sanayicinin de temsilcileri var. Bilim insanları var.Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bürokratları var. Doğrudur. Dışarıdan bakılınca temsil bakımından sektörün tümünü kapsayan bir konsey olarak görülüyor. Ancak,sanayici grubu temsilcileri bakanlıkla işbirliği yapınca istedikleri fiyatı belirleyebiliyor. Üreticiler bir anda figüran konumuna düşüyor. Kaldı ki, üretici temsilcileri de orada hiç bir zaman tek ses olamıyor. Kendi aralarında bölünmüş durumdalar. Kendi kendileri ile yarışıyorlar. Bu bölünmüşlük nedeniyle fiyat belirlemede etkili olamıyorlar.
Sütün fiyatını üretici belirlemeli
Üreticilerin öncelikle çiğ süt fiyatını kendilerinin belirlenmesi gerektiğini kabul ettirmeleri, bunun için güç birliği,söz birliği yapmaları gerekiyor.
Bir sanayici,imalatçı ürettiği ürünün fiyatını kendisi belirlemiyor mu?
Bir makineyi, bir arabayı üreten sanayici,imalatçı üretimde kullandığı maliyetleri hesaplar,üzerine bir miktar kar koyarak fiyatını belirler. Elbette rakiplerinin ürünlerine, piyasadaki genel fiyatı dikkate alır. Fakat, başkası onun adına fiyatı belirlemez. Bu sadece tarım ürünlerinde geçerli bir uygulama.
Çiğ sütü alıp kutuya koyan,yoğurt,peynir,tereyağı üreten bir mandıranın,bir sanayicinin fiyatını başkası mı belirliyor?
Hayır. Kendisi belirliyor. Maliyetlerini dikkate alarak,üstüne bir miktar kar koyarak piyasaya sunuyor.
Çiğ sütün fiyatını da üretenler belirlemeli. Bugünkü yapıda bunun zor olduğunu biliyoruz.
Maliyetler dikkate alınmalı
Mevcut uygulamada üretimin sürdürülebilmesi için çiğ süt fiyatının mutlaka üretim maliyetlerinin dikkate alınarak belirlenmesi gerekiyor. Dünyada geçerli olan kriterler var. Süt yem paritesi gibi.Bir kilo çiğ sütle 1.5 kilo yem alınırsa üretim sürdürülebilir.
Türkiye Yem Sanayicileri Birliği’nin verilerine bakılınca çiğ süt fiyatının maliyetlere göre belirlenmediği çok açıkça görülüyor.
Veriler çok açık. Yem fiyatlarına bakıldığında süt yeminin tonu yıllık ortalama olarak 2006’da 305 lira iken 2007’de 390 liraya,2008’de 550 liraya ulaştı. Bu hızlı yükselişte 2007 ve 2008’de yaşanan kuraklığın etkisi var. Süt yeminin tonu 2009’da ortalama 470 lira iken 2010’da 440 liraya düştü. Bir yıl sonra 2011’de ortalama 600 liraya yükseldi. 2012’de 610 liraya ulaşırken 2013’te 720 lira oldu. Bu yılın Ocak ayında ise 740 lira oldu.
Aynı dönemde çiğ süt fiyatına bakıldığında Ulusal Süt Konseyi verilerine göre 2006’da 1 litre çiğ sütün ortalama fiyatı 44.5 kuruş iken 2007’de 54.4 kuruşa,2008’de 60.4 kuruşa yükseldi. 2009’da 56.8 kuruşa gerileyen çiğ süt fiyatı, 2010’da 76 kuruşa yükselirken ertesi yıl 2011’de tekrar geriledi ve 70.9 kuruşa indi. 2012’de ortalama 82.5 kuruş olan fiyat 2013’te 94.1 kuruşa ulaştı. Bu yılın Ocak ayında 1 lira olan çiğ sütün litresi Şubat ayında 5 kuruşluk artışla 1 lira 5 kuruş oldu.
Yem ve çiğ süt fiyatı karşılaştırıldığında reel olarak süt fiyatındaki artışın yem fiyatının gerisinde kaldığı görülüyor. Kaldı ki, üreticilerin tek girdisi yem değil.Yem bitkileri üretiminde kullanılan mazotun fiyatındaki artış çok daha yüksek. İşçilik, veterinerlik hizmetleri ve diğer giderlerde de hızlı bir yükselme var.
Fiyat yeniden belirlenmeli
Maliyetler arttıkça üretici her geçen gün de daha çok zorlanıyor. Yaşanan haksızlığı dile getirince bu kez sanayici ile karşı karşıya geliyor. Bu nedenle çiğ süt fiyatının belirlendiği toplantılarda gerilim giderek yükseliyor. Yapılan son toplantıda 1 Şubat’tan geçerli olmak üzere Haziran ayına kadar çiğ sütün referans fiyatı 1 lira 5 kuruş olarak açıklandı. Bu fiyatın belirlendiği toplantıdan sonra, Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı üst düzey bürokratları bu şekilde yapılacak bir toplantıya bir daha katılmayacaklarını bildirdiler.
Maliyetlerin dikkate alınmadan,üretimin sürdürülebilirliği gözetilmeden açıklanan 1 lira 5 kuruşluk referans fiyatının Haziran’a kadar geçerliliğini koruması çok zor.
Ekonomide yaşanan kriz nedeniyle dövizdeki artışa bağlı olarak yem hammaddeleri ve diğer girdilerin daha pahallı hale gelmesi maliyetleri yükseltiyor. Bu nedenle yakın zamanda üreticilerin Ulusal Süt Konseyi’ni toplantıya çağırarak fiyatı yeniden belirlenmesini, fiyatın revize edilmesini talep edecekler. Bunun için çalışmalar yapılıyor.
Üretici örgütleri, Ulusal Süt Konseyi’ni toplantıya çağırmaya hazırlanıyor. Üreticilerin bu toplantıya yem üreticilerinin de davet edilmesini isteyecek. Yem üretenlerden fiyat ve maliyet konusunda bilgi alınacak.
Çiğ süt fiyatının belirlendiği toplantılarda ve diğer zamanlarda süt fiyatı konusunda hep yemciler suçlanıyor. Dolayısıyla Ulusal Süt Konseyi’nde yapılacak toplantıda onların dinlenmesi yararlı olabilir.
Özetle, 1 Şubat’tan geçerli olmak üzere çiğ süt için belirlenen 1 lira 5 kuruşluk referans fiyatın Haziran’a kadar sabit kalması mümkün değil. Üretim maliyetleri ve üreticinin yaşadığı sorunlar nedeniyle bu fiyatın mutlaka revize edilmesi,yeniden belirlenmesi gerekiyor. Maliyetlerin dikkate alınarak fiyatın süt yem paritesine göre gerçekçi bir seviyeye getirilmeli. Ama uzun vadede çiğ sütün fiyatını üretenler tarafından belirlenmesi en doğru yol olacaktır.
Bir imalatçı veya bir sanayici ürettiği ürünün fiyatını kendisi belirler. Elbette öncelikle üretim maliyetini, pazar koşullarını, rakiplerinin benzer ürüne koyduğu fiyatı dikkate alarak fiyat belirler. Ama kendi ürettiği ürünün fiyatını belirlemede kendisi söz sahibidir.

Tarımda böyle değil. Birçok tarım ürününde olduğu gibi çiğ sütte de üretici kendi ürününün fiyatını belirlemede söz sahibi değil. Tonlarca süt üreten bir çiftlik sahibi “benim maliyetim şu kadar, bunun üstüne biraz da refah payını koyarak çiğ sütümü şu fiyattan satıyorum” diyemiyor.

Ulusal Süt Konseyi çatısı altında sanayici, bürokrat ve üretici temsilcileri bir araya gelerek üreticinin ürettiği süte fiyat biçiyor. Genellikle de sanayicinin yani alıcının istediği fiyat veriliyor.

Çiğ sütün fiyatını belirleyen Ulusal Süt Konseyi sanayicilerin ürettiği kutu sütün fiyatını niye belirlemiyor?

Bundan sonra Ulusal Süt Konseyi’nde piyasaya sunulan süt ve süt ürünlerinin fiyatı da belirlensin. Böylece milyonlarca tüketici çok daha uygun şartlarda bu ürünleri tüketmiş olur.

Bugünkü uygulamada çiğ sütün de kutu sütün de fiyatına sanayici karar veriyor.

Oysa fiyat belirlemede belli kriterlerin olması gerekmez mi?

Nedir o kriterler?

Üretim maliyeti, arz talep durumu, süt-yem paritesi, üretimin sürdürülebilirliği, belli bir kalite ve standardın korunması, tüketicinin alım gücü gibi bir çok kriter sayılabilir. Burada birinci derecede önemli olan üretim maliyetidir. Üretici maliyetin altında bir fiyata satamaz, satarsa üretimi sürdüremez. Bu nedenle maliyet göz ardı edilemez.

Maliyetin göz ardı edilemeyeceğini herkes kabul ediyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 2013 yılı 1 Nisan – 30 Eylül dönemini kapsayan 6 aylık çiğ süt fiyatını belirleme toplantılarında maliyet konusu çok tartışıldı. Üretici, sanayici ve bürokratların katıldığı bir toplantıda maliyet hesabı yapıldı. Çiğ süt üretimindeki maliyet kalemleri tek tek yazıldı. Bilgisayar aracılığı ile ekrana yansıtıldı. Herkes gördü. İtiraz eden olmadı. Yapılan bu hesaplamada 1 litre çiğ sütün maliyeti 1,3 lira çıktı. İtiraz eden olmadı.

Bu durumda çiğ sütün litresinin 1,3 liranın altında olmaması gerekir. Fakat maliyete itiraz etmeyen süt sanayicileri süt fiyatının 90 kuruş veya daha da altında olması gerektiğini söylüyor. Maliyetin bir önemi yok.

Üreticiler dünyada kabul gören süt-yem paritesi var. Buna göre fiyat belirlensin diyor. Yani “1 kilo sütle 1,3 kilo yem alacak bir fiyat olsun” diyor. Sanayici bunu da kabul etmiyor. Paritenin de önemi yok

Tüketiciyi zaten düşünen yok.

Sonuçta çiğ sütün fiyatı hiçbir ekonomik ve sosyal kriter dikkate alınmadan, alıcının sübjektif kriterleri ile saptanıyor. Bunun sürdürülebilir bir tarafı yok.

Üreticinin buna karşı çıkması ve kendi ürettiği süte sahip çıkması gerekiyor. Fakat üreticinin bu gücü yok. Bir çok parçaya bölünmüş. Damızlık birlikleri, kooperatifler, üretici birlikleri her biri farklı bir pencereden bakıyor. Birinin ak dediğine diğeri kara diyor. Sistem onları karşı karşıya getirecek şekilde kurgulanmış. Böyle olunca maliyete veya yem süt paritesine göre değil alıcının keyfine göre fiyat belirleniyor. Bunun faturasını da üretici ve tüketici ödüyor.

Süt fiyatı ile ilgili bu gelişmeler yaşanırken iki önemli olayı da paylaşmakta yarar var.

Birincisi, DÜNYA Gazetesi’nde 19 Mart 2013’te yazdığımız “Süt sanayicilerinin yem oyunu..” başlıklı yazımız üzerine bir imza kampanyası başlatıldı.

O yazının bir bölüm şöyle: “ Ülke genelinde 15 milyon ton civarında çiğ süt üretiliyor. Bunun yaklaşık yüzde 40’ı sanayide işleniyor. Başka bir deyimle süt sanayicileri üreticiden aldıkları çiğ sütü işleyerek süt ve süt ürünleri olarak piyasaya sunuyor.

Hayvan yetiştiricilerinin en önemli girdisi yemdir. Yem fabrikalarının birçoğu düşük kapasite ile çalışır. Fabrika yemlerinde hammaddenin önemli bölümü ithalatla karşılanır. Dışa bağımlılık oranı yüksektir. Bu günlerde fabrika yemi ithalatı gündemde.

Dışa bağımlılık yem fiyatlarının yükselmesinde de en önemli etken. Hayvancılık yapanlar 1 litre sütle 1 kilo yem alamayınca haklı olarak her fırsatta yem fiyatlarının yüksek olmasından yakınıyor.

Çiğ süt ucuz, yem pahalı olunca üretimin sürdürülebilirliği de tehlikeye girdi. Üretici aldığı süt parası ile ihtiyacı olan yemi alamaz durumda.

Süt sanayicilerinin “yem oyunu” bu aşamada devreye girdi. Sanayiciler çiğ süt aldıkları üreticilere yem satışına başladı.

Sanayicilerin yem satmaları ticari olarak doğal karşılanabilir. Fakat sadece yem satmıyorlar. Bir süreden beri yeni bir uygulama başlattılar. Çiğ süt aldıkları üreticiye “yemini benden almazsan sütünü almam “diyorlar. İş ticaretten çıkıp bir dayatmaya dönüştü.

Ürettiği çiğ sütü süt sanayicisine satan bir üretici, ihtiyacı olan yemi sanayiciden satın almak zorunda. Denilebilir ki, nasıl olsa yem alacak, süt sattığı sanayiciden alsa ne olur?

Süt sanayicilerinin “yemini benden almazsan sütünü almam” dayatması uygulamada ciddi sorunlar doğuruyor.

Nedir o sorunlar?

1-Süt üreticisinin alacağı yemin kalite ve fiyatını seçme hakkı elinden alınıyor. Sanayici istediği yemi istediği fiyattan satabiliyor.

2- Süt sanayicileri aldıkları çiğ sütün parasını 45 gün sonra öderken, yemi üreticiye peşin satıyor. Mahsuplaşmaya gidince yem pahalı olduğu için üreticiye para kalmıyor.

3- Üretici, süt sanayicisinin fason çalışanı konumuna düştü. Sattığı sütün de aldığı yemin de fiyatını belirleyemiyor.

4-Yem üreticileri açısından bakıldığında süt sanayicilerinin “yemini benden almazsan sütünü almam” dayatması haksız rekabete neden oluyor. Üretici sütünü satmak için mecburen süt sanayicisinden yem almak zorunda kalınca yem üreticileri yem satamıyor.

Süt sanayicileri çiğ sütü istedikleri fiyattan alıyor. Sütünü aldıkları üreticiye “yemini benden almazsan sütünü almam “dayatması ile istedikleri fiyattan yemi de satıyor. Buna da serbest piyasa diyorlar. Son günlerde haksız rekabet nedeniyle bankalara 1,2 milyar lira ceza kesen Rekabet Kurumu, süt ve yemdeki haksız rekabeti mercek altına alamaz mı?

Bu yazı üzerine Slow Food İstanbul-Fikir Sahibi Damaklar, Rekabet Kurumu’na başvurmak üzere bir imza kampanyası başlattı. Süt üreticilerinin de destek verdiği kampanya sürüyor. Kampanyaya www.change.org.tr ve http://fikirsahibidamaklar.blogspot.com/ adresinden ulaşarak imzanızla destek olabilirsiniz.

İkinci önemli gelişme ise, Avrupa’ya süt ve süt ürünleri ihracatının önü açılırken içerde taklit ve tağşiş yapan firmaların teşhir edilmesiydi.

Nisan ayı başında 6 firma Avrupa’ya süt ve süt ürünleri ihraç edecek vizeyi aldı. Bu süt sektörü için çok önemli bir başarı. Fakat bu haberin verildiği gün Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı taklit ve tağşişli yani sahte süt ve süt ürünleri üreten firmaları teşhir etti.

Türkiye’deki işletmeleri en ince ayrıntısına kadar inceleyen ve sadece 6 firmayı “ihraç edebilir” diye titizlikle seçen Avrupa’ya temiz, güvenli ve sağlıklı süt ve süt ürünleri ihraç edilecek. İç piyasaya yani kendi tüketicimize ise, sahte, sağlıksız ve güvenilir olmayan süt ve süt ürünleri mi satılacak?

Özetle, üreticisini maliyetin altında fiyata zorlayan bir ülke ihracatta başarılı olabilir mi?

Harun Çallı
Başkan
Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği
Prof. Dr. Muhittin Özder
Başkan Vekili
Namık Kemal Üniversitesi
Prof. Dr. Atila Yetişmiyen
Muhsaip Üye
Ankara Üniversitesi
Burhan Demirok
Üye
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Tayfun Kılıç
Üye
Ekonomi Bakanlığı
Murat Günay
Üye
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı
Gürkan Hekimoğlu
Üye
Pınar Süt Mamülleri San. A.Ş.
Yaşar Kahya
Üye
Adana İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği
Cemalettin Özden
Üye
Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği
Cihan Bulut
Üye
Yörükoğlu Süt ve Ürünleri San. ve Tic. Aş.
Prof. Dr. Harun Uysal
Üye
Ege Üniversitesi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Ulusal Süt Konseyi, Ambalajlı Süt ve Süt Ürünleri Sanayicileri Derneği,Arcadia International İşbirliği ile yürütülen “Türkiye Süt ve Süt Ürünleri Sektörünün AB Pazarına Girişinin Desteklenmesi Projesi” Eğitim Sunumlarını İndir ; Cihangir Gültekin Gümüştepe-Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü Hayvan Hastalıkları ile Mücadele Şube Müdürü Yasemin ATAYETER-Tarım ve Köyişleri
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından:
TÜRK GIDA KODEKSİ
FERMENTE SÜT ÜRÜNLERİ TEBLİĞİ
(TASLAK/2015)
Amaç
MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı; fermente süt ürünlerinin tekniğine uygun ve hijyenik olarak üretilmesini, hazırlanmasını, işlenmesini, ambalajlanmasını, muhafazasını, depolanmasını, taşınmasını ve pazarlanmasını sağlamak için ürün özelliklerini belirlemektir.
Kapsam
MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ fermente süt ürünlerini, konsantre fermente süt ürünlerini, ısıl işlem görmüş fermente süt ürünlerini ve bu ürünleri baz alan kompozit süt ürünlerini kapsar.
Dayanak
MADDE 3 – (1) Bu Tebliğ, 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’ne dayanılarak hazırlanmıştır.
Tanımlar
MADDE 4 – (1) Bu Tebliğ’ de geçen;
a) Ayran: Yoğurda su ilave edilerek veya bileşimi ayarlanan süte spesifik starter kültür olarak Streptococcus thermophilus ve Lactobacillus delbrueckii sub. sp. bulgaricus’ un birlikte ilave edilmesiyle hazırlanan fermente süt ürününü,
b) Çeşnili/aromalandırılmış fermente süt ürünleri: Ağırlıkça en fazla %50’si kadar süt bazlı olmayan (şeker ve/veya tatlandırıcı, meyve sebze ile bunların suları, püreleri, pulpları, bunlardan üretilen preparatlar ve konserveler, tahıllar, bal, çikolata, sert kabuklu yemişler, kahve, baharat ve diğer taklit ve tağşişe neden olmayan lezzet verici gıdalar gibi) bileşenleri ve bu tebliğ kapsamında yer alan ürünleri içeren kompozit fermente süt ürününü,
c) Çiğ süt: 27/12/2011 tarih ve 28155 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliğindeki çiğ süt tanımına uyan inek sütü, koyun sütü, manda sütü ve keçi sütünü,
ç) Fermantasyon sonrası ısıl işlem görmüş fermente süt ürünü: Fermantasyonu ısıl işlemle durdurulmuş süt ürününü,
d) Fermente süt bazlı içecekler: Ayran hariç olmak üzere bileşiminde en az %40 (m/m) fermente süt ürünü olmak üzere, su, süt bazlı yan ürünler (peynir altı suyu, yayık altı vb) gibi süt bileşenleri, süt yan ürünlerini ile süt bazlı olmayan bileşenleri içeren kompozit süt ürünü,
e) Fermente süt ürünü: Sütün uygun mikroorganizmalar tarafından fermantasyonu ile pH değerinin koagülasyona yol açacak veya açmayacak şekilde düşürülmesi sonucu oluşan ve içermesi gereken mikroorganizmaları yeterli sayıda canlı ve aktif olarak raf ömrü sonuna kadar bulunduran süt ürününü,
f) Kefir: Fermantasyonda spesifik olarak Lactobacillus, Leuconostoc, Lactococcus ve Acetobacter cinslerinin değişik suşları ile laktozu fermente eden ve etmeyen maya cinslerine ait suşları içeren starter kültürler ya da kefir danelerinin kullanıldığı fermente süt ürününü,
g) Kımız: Fermentasyonda spesifik olarak Lactobacillus delbrueckii sub. sp. bulgaricus ve Kluyveromyces marxianus kültürlerinin kullanıldığı fermente süt ürününü,
ğ) Konsantre fermente süt ürünleri: Süt Protein oranı fermantasyondan önce veya sonra en az %5,6 oranına yükseltilmiş fermente süt ürünlerini,
h) Spesifik mikroorganizma adı ile anılan fermente süt ürünleri: Fermantasyonda kullanılan ürüne özgü spesifik mikroorganizma/mikroorganizmaların (Asidofiluslu süt için; Lactobacillus asidofilus, Bifiduslu süt için; Bifidobacterium spp gibi) adı ile anılan fermente süt ürünlerini
ı) Süzme yoğurt/Torba yoğurt: Yoğurdun serumunun herhangi bir teknoloji veya yöntem ile uzaklaştırılması sonucu protein içeriği en az kütlece %8’e ayarlanan ve son tüketim tarihinde canlı ve aktif starter bakteri barındıran fermente süt ürününü,
i) Yoğurt: Fermantasyonda spesifik starter kültür olarak Streptococcus thermophilus ve Lactobacillus delbrueckii sub. sp. bulgaricus’un birlikte kullanıldığı set ya da pıhtısı kırılmış fermente süt ürününü,
ifade eder.
Hammadde ve ürün özellikleri
MADDE 5 – (1) Bu Tebliğ kapsamındaki fermente süt ürünlerinin özellikleri aşağıda verilmiştir:
a) Fermente süt ürünlerinin üretiminde mevzuata uygun süt ve/veya süt ürünü kullanılmalıdır.
b) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde rekonstitüsyon ve rekombinasyon işleminde mevzuata uygun içme suyu kullanılmalıdır.
c) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünler; kendilerine has tat, koku ve yapıya sahip olmalıdır.
ç) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin üretiminde bu Tebliğin Tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinde belirtilen starter kültürlere ilave olarak diğer starter kültürler ve/veya yan kültürler de kullanılabilir.
d) Sadece fermantasyon sonrası ısıl işlem görmüş fermente süt ürünlerinde ve çeşnili/aromalı fermente süt ürünlerinde jelatin ve nişasta kullanılabilir.
e) Yoğurt ve ayran Ek–1’ de yer alan yağ oranlarına uygun olmalıdır.
f) Fermente süt ürünleri spesifik mikroorganizmaları raf ömrü sonuna kadar canlı, aktif ve Ek–2’ de belirtilen sayıda içermelidir.
g) Ek–2’ de yer alan spesifik mikroorganizmaları canlı, aktif ve belirtilen sayıda sağlamayan fermantasyon sonrası ısıl işlem görmüş fermente süt ürünleri spesifik ürün tanımlarıyla adlandırılamaz.
ğ) Konsantre fermente süt ürünleri hariç olmak üzere fermente süt ürünlerinin üretiminde fermantasyondan sonra serum uzaklaştırılamaz.
h) Meyveli yoğurtlarda meyve miktarı en az % 6 olmalıdır. Ancak meyve suyunda sitrik asit cinsinden ağırlıkça en az % 2,5 oranında titre edilebilir asit bulunduran meyve ve tropik meyve ilaveli yoğurtlarda bu oran en az % 2 olmalıdır.
ı) Ayran en fazla % 0,80 oranında tuz içerebilir.
i) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlere süt yağı haricinde yağ bileşeni ilave edilemez. Ancak üretiminde çeşni maddesi kullanılan fermente süt ürünlerinde, bileşiminde doğal olarak bulunması gereken süt yağına ilave olarak kullanılan çeşni maddesinden kaynaklı ve kullanılan çeşni maddesi ile orantılı olacak miktarda bitkisel yağ ve nişasta bulunabilir.
j) Bu Tebliğ kapsamındaki ürünlere ait diğer özellikler Ek-2’de verilmiştir.
k) Isıl İşlem Görmüş Fermente Süt Ürünlerinde Toplam bakteri sayısı en çok 102 bulunabilir.
Katkı maddeleri
MADDE 6-(1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerinde kullanılan katkı maddeleri, 30/06/2013 tarihli ve 28693 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda Katkı Maddeleri Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun olur.
Veteriner ilaç kalıntıları
MADDE 7-(1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan farmakolojik aktif maddelerin kalıntı miktarları, 04/05/2012 tarihli ve 28282 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Hayvansal Gıdalarda Bulunabilecek Farmakolojik Aktif Maddelerin Sınıflandırılması ve Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun olur.
Koksidiyostat ve Histomonostat kalıntıları
MADDE 8- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerdeki koksidiyostatların ve histomonostatların miktarları 08/02/2015 tarihli ve 29261 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan TGK-Hedef Dışı Yemlere Taşınması Önlenemeyen Koksidiyostatların ve Histomonostatların Hayvansal Gıdalardaki Maksimum Miktarları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olur.
Aroma vericiler
MADDE 9- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde kullanılan aroma vericiler, 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun olur. Bu genel kurallara ek olarak bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerde koyun sütü aroması, keçi sütü aroması ve tereyağı aroması gibi süt ve süt ürünleri aroma vericileri kullanılmaz.
Bulaşanlar
MADDE 10-(1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerdeki bulaşanların miktarları, 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun olur.
Pestisit kalıntıları
MADDE 11- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerdeki pestisit kalıntı miktarları, 25/8/2014 tarihli ve 29099 1 inci mükerrer sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Pestisitlerin Maksimum Kalıntı Limitleri Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun olur.
Hijyen
MADDE 12- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünler Hayvansal Gıdalar İçin Özel Hijyen Kuralları Yönetmeliği, 17/12/2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Gıda Hijyeni Yönetmeliği ve 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Mikrobiyolojik Kriterler Yönetmeliğinde yer alan hükümlere uygun üretilir.
(2) Bu Tebliğ kapsamında doğrudan satış için hazır ambalajlı hale getirilmiş olan ürünler sadece bu Tebliğin hijyen ile ilgili kriterlerini karşılayan yerlerde piyasaya arz edilir.
Ambalajlama
MADDE 13- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin ambalajları, 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Gıda ile Temas Eden Madde ve Malzemeler Yönetmeliğine ve Gıda Hijyeni Yönetmeliği hükümlerine uygun olur.
Etiketleme
MADDE 14 – (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin etiketi; 29/12/2011 tarihli ve 28157 3 üncü mükerrer sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinde yer alan hükümlere ilave olarak aşağıdaki hükümlere de uygun olur. Bu kurallara ek olarak;
a) Fermantasyondan sonra ısıl işlem görmüş fermente süt ürünleri “Isıl İşlem Görmüş Fermente Süt Ürünü” olarak adlandırılır.
b) Çeşnili fermente süt ürünlerine eklenen çeşni maddesinin adı spesifik ürün ismi ile birlikte kullanılmalıdır.
c) Sadece aroma maddeleri kullanılarak üretilmiş olan fermente süt ürünlerinde kullanılan aroma maddesinin adı spesifik ürün ismi ile birlikte kullanılmalıdır.
ç) Üretiminde şeker ve/veya tatlandırıcı kullanılan ürünlerde “Şeker ilave edilmiştir”, “Tatlandırıcı içerir” veya “Tatlandırıcılı”, “Şeker ve tatlandırıcı içerir” veya “Şekerli ve tatlandırıcılı” ifadelerinden uygun olanı ayrıca tatlandırmak amacıyla bunların haricinde bir bileşen kullanıldığında ise “….. ile tatlandırılmıştır” ifadesi ürün ismi ile aynı görüş alanında ve okunabilecek büyüklükte etikette yer almalıdır.
d) Çeşnili fermente süt ürünleri hariç olmak üzere Türk Gıda Kodeksi Etiketleme Yönetmeliğinde Ek 14 te yer alan yağ ile ilgili beslenme beyanları yoğurt ve ayran için geçerli değildir. Yoğurt ve ayran yağ içeriği yönünden Ek-1’de yer alan sınıfa göre adlandırılmalıdır.
e) Süt yağı içeriği %1,5’dan daha düşük olan yoğurtlar ve süt yağı içeriği % 0,8’den daha düşük olan ayranlar için “yağı azaltılmış” veya benzeri ifadeler kullanılabilir.
f) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin içerdiği süt yağı miktarı kütle veya hacmin yüzdesi olarak etiketin görüş alanında kolay görülebilir yer ve boyutta belirtilmelidir.
g) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin içerdiği protein miktarı ağırlıkça “% ….” olarak etiketin görüş alanında kolay görülebilir yer ve boyutta belirtilmelidir.
ğ) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin üretiminde kullanılan homojenizasyon, kaymak oluşturma gibi bazı işlemler ürün adı ile birlikte kullanılır.
h) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ve tek bir hayvan türüne ait sütün yüzde yüz kullanıldığı üretimlerde sütün ait olduğu hayvan türü ürün adı ile birlikte kullanılabilir.
ı) Fermantasyon sonrası ısıl işlem görmüş fermente süt ürününde işlem yardımcısı olarak kullanılan jelatin veya nişasta ürün etiketinde bileşen listesinde belirtilmek zorundadır.
i) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin üretiminde bu Tebliğin tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinde belirtilen starter kültürlere ilave olarak diğer starter kültürler ve/veya yan kültürler kullanıldığında etiketin içindekiler/bileşen listesinde belirtilir.
j) Coğrafi işaret olarak tescil edilmiş fermente süt ürünleri, yatay gıda kodeksi hükümlerine aykırı olmamak koşulu ile coğrafi işaret tescilinde belirtilen özelliklere göre piyasaya arz edilir.
k) Yöresel/ülkesel adları ile bilinen fermente süt ürünleri için bu Tebliğde ve yatay gıda kodeksinde hüküm bulunmayan hususlarda, öncelikle ilgili ulusal standart, ulusal standardın bulunmaması durumunda ise uluslararası standartlar dikkate alınır.
Taşıma ve depolama
MADDE 15- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin taşınması ve depolanmasında, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğinin Gıdaların Taşınması ve Depolanması Bölümündeki kurallara uyulur.
(2) Bu Tebliğde tanımlanan ürünler muhafaza edilmesi, taşınması ve piyasaya arz edilmesi sürecinde 6oC’nin altındaki sıcaklıklarda tutulur.
Numune alma ve analiz metotları
MADDE 16- (1) Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerden numune alınması ve analizleri, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine uygun olur.
İdari yaptırım
MADDE 17 – (1) Bu Tebliğe aykırı davrananlar hakkında 11/06/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununun ilgili maddelerine göre idari yaptırım uygulanır.
Yürürlükten kaldırılan mevzuat
MADDE 17 – (1) Bu Tebliğ ile 16/2/2009 tarihli ve 27143 sayılı Resmî Gazete’ de yayımlanan Türk Gıda Kodeksi Fermente Sütler Tebliği yürürlükten kaldırılmıştır.
Uyum zorunluluğu
GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Tebliğin yayımı tarihinden önce faaliyet gösteren gıda işletmecileri bu Tebliğ hükümlerine tebliğ yayımlandığı tarih itibari ile bir yıl içerisinde uymak zorundadır.
(2) Bu Tebliğ kapsamında faaliyet gösteren gıda işletmecileri bu Tebliğ hükümlerini karşılayana kadar 14/02/2000 tarihli ve 23964 sayılı Resmî Gazete ’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türk Gıda Kodeksi Çiğ Süt ve Isıl İşlem Görmüş İçme Sütleri Tebliği hükümlerine uymak zorundadır.
Yürürlük
MADDE 18- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 19- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı yürütür.

EK–1: Yoğurt ve Ayran İçin Yağ Oranları
Yağ Oranı
Tam yağlı yoğurt süt yağı ≥ % 3,8
Yarım yağlı yoğurt % 2 > süt yağı ≥ % 1,5
Yağsız yoğurt süt yağı ≤ % 0,5
%….. yağlı yoğurt Tam yağlı, yarım yağlı ve yağsız yoğurt sınıfları dışında kalan süt yağı

Yağ Oranı
Tam yağlı ayran süt yağı ≥ % 1,8
Yarım yağlı ayran % 1,2 > süt yağı ≥ % 0,8
Yağsız ayran süt yağı ≤ % 0,5
%….. yağlı ayran Tam yağlı, yarım yağlı ve yağsız ayran sınıfları dışında kalan süt yağı
EK – 2: Ürün Özellikleri
Fermente Süt Ürünü Yoğurt Ayran Kefir Kımız Süzme yoğurt Konsantre Fermente Süt Ürünü Fermente Süt Bazlı içecek
Süt Proteini*
(Ağırlıkça %) En az 2,8 En az 3,0 En az 2,0 En az 2,8 En az 1.0 En az 8
En az 5,6
En az 1,1

Süt yağı
(Ağırlıkça %) En fazla 10 En fazla 15 – En fazla 10 En fazla 10 En fazla 30 En fazla 20 –
Titrasyon asitliği
(Laktik asit olarak ağırlıkça %) En az 0,3 En az 0,6
En fazla 1,5 En az 0,5
En fazla 1,0 En az 0,6 En az 0,7 En az 0,6
En fazla 2,0 En az 0,6
En fazla 1,5 En az 0,6
En fazla 1,5
Etanol
(% hacim/ağırlık) – – – – En az 0,5 – – –
Toplam Spesifik Mikroorganizma (kob/g) En az 107 En az 107 En az 106 En az 107 En az 107 En az 107 En az 107 En az 107
Etikette Belirtilen Toplam İlave
Mikroorganizma (kob/g) ** En az 106 En az 106 En az 106 En az 106 En az 106 En az 106 En az 106 En az 106
Mayalar (kob/g) – – – En az 104 En az 104

* Süt Proteini; Kjeldahl metodu ile belirlenen toplam azot miktarı x 6.38
** Bu Tebliğ kapsamında yer alan ürünlerin üretiminde bu tebliğin tanımlar başlıklı 4 üncü maddesinde belirtilen starter kültürlere ilave olarak eklenen diğer starter ve/veya yan kültürler.
Çeşnili fermente süt ürünlerinde (Çeşnili ayran hariç) yukarıda verilen kriterler üründe kullanılan fermente süt ürünü miktarı ile orantılı olarak hesaplanmalıdır. Ancak süt proteini en az % 2,8 olmalıdır.